Türkçe  |  English  |  العربية
11 Temmuz 2020 Cumartesi / 20 Zi'l-Ka'de 1441
İlmi Bir Projeniz mi var?

I- MİLLİ TOPLANTI PROJE TEKLİF FORMU

 1-      Toplantının Adı:

2-       Toplantının  Yeri:

3-      Toplantının başlama ve bitiş tarihleri:

4-       Toplantıyı teklif eden kişi/kuruluş: 

5-       Projenin Kısa Tanımı/Toplantının yapılma gerekçesi/Hedefleri:

         a)  Muhtemel oturum konu başlıkları:

      b) Muhtemel tebliğ başlıkları, tebliğcilerin isim, soy isim, unvan ve irtibat bilgileri (Ek liste halinde verilebilir)

TOPLANTIYI TEKLİF EDENE AİT BİLGİLER

Adı Soyadı :

Ünvanı ya da Görevi :

 

 

Üniversite :

Fakülte :

Telefon :

E-Posta Adresiniz :

Bu bilgileri bilgisayarınıza kopyala/yapıştır ile alıp doldurduktan sonra

 isav@isav.org.tr adresine gönderebilirsiniz. 




II- MİLLETLER ARASI TOPLANTI TEKLİF FORMU

 1-      Projenin Adı:

2-      Projenin Uygulama Yeri:

3-     Projenin Uygulama Tarihi ve Süresi:

4-      Uygulayıcı Kuruluş:

5-      Projenin Kısa Tanımı:

a)  Projede hangi faaliyet(ler) gerçekleştirilecek?

b)  Bu faaliyet(ler) ülkemizin tanıtımına nasıl katkıda bulunacak?

c)  Projeye hangi ülkelerden, hangi unvanlı kaçar kişi katılacak?

d)  Muhtemel katılımcıların isim, soy isim, unvan ve irtibat bilgilerinelerdir? (Ek liste halinde verilebilir)

6-      Projenin Kısa ve Uzun Vadeli Amaçları:

a)    ProjeninKısa ve Uzun Vadeli Amaçları: 

b)    Bu Amaçlara Ulaşma Yöntemi:

c)   Hedeflenen kitleler: (Projede ulaşılmak istenen kitlenin kimlerden oluştuğu ve bu kitlelere ulaşma yöntemi)

7-       Maliyet Dökümü:(Masraf miktarı, bu miktarın hangi kalemlerde kullanılacağı)

8-      Faaliyet ve Çıktılar: (Proje neticesinde elde edilmesi beklenilen sonuçlar nelerdir?)

9-      Girdiler: (Projeye kimler, nasıl ve hangi miktarda destek sağlayacaktır?)

10-      Bütçe: (Projenin ayrıntılı kalemlerine yer verilecektir.)


ARAŞTIRMA KONUSUNU TEKLİF EDENE AİT BİLGİLER

Adı Soyadı :

Ünvanı ya da Görevi :

 

 

Üniversite :

Fakülte :

Telefon :

E-Posta Adresiniz :

Bu bilgileri bilgisayarınıza kopyala/yapıştır ile alıp doldurduktan sonra

 isav@isav.org.tr adresine gönderebilirsiniz. 



 

▪ Günün Ayeti
Ey kavmim! Bugün, yeryüzüne hakim kimseler olarak hükümranlık sizindir. Ama Allah´ın azabı bize gelip çatarsa, kim bize yardım eder? Firavun: Ben size kendi görüşümü söylüyorum ve yine size ancak doğru yolu gösteriyorum dedi. Mü'min Suresi, 29
▪ Günün Hadis-i Şerifi
Resulullah (sa), üzerinde semer bulunan bir merkebe bindi, altında Fedek kadifesi vardı. Üsameyi de arkasına aldı. Beni'l-Haris İbnu'l-Hazrec'te oturan Sa'd İbnu Ubade (ra)'ye, Bedir Savaşı'ndan önce geçmiş olsun ziyaretine gitti. Beraberce giderken, aralarında Abdullah İbnu Ubey İbnu Selül'ün de bulunduğu bir cemaate rastladılar, oturuyorlardı. Abdullah İbnu Ubey o sırada henüz Müslüman olmamıştı. Cemaatte Müslümanlar, müşrikler, putperest olanlar, Yahudiler, Müslümanlar karışık vaziyette idi. Bu cemaatte Abdullah İbnu Ravaha (ra) da vardı. Onlara Resulullah'ın bindiği merkebin kaldırdığı toz isabet edince, Abdullah İbnu Ubey burnunu örtüsüyle sarıp: "Bizi toz içinde bırakma!" diye homurdandı. Resulullah (sa) cemaate selam verip durdu. Merkepten inip onları Allah'a davet etti, onlara Kur'an okudu. Abdullah İbnu Ubey, Aleyhissalatu vesselam'a: "Be adam! Bundan daha güzel birşey yok. Eğer söylediğin hak ise, bizim cemaatimizi rahatsız etme, evine dön! Kim sana gelirse ona anlat!" dedi. Bunun üzerine Abdullah İbnu Ravaha da: "Evet ey Allah'ın Resulü! Sen bizim toplantılarımıza gel! Zira biz bunu istiyoruz!" dedi. Bundan sonra Müslümanlar, müşrikler ve Yahudiler aralarında atıştılar. Nerdeyse birbirleriyle kapışacaklardı. Resulullah (sa) onları yatıştırmak için gayret sarfetti ve sustular. Resulullah da bineğine atlayarak yoluna devam etti ve Sa'd İbnu Ebi Vakkas'ın yanına gelip evine girdi. Aleyhissalatu vesselam ona: "Ey Sa'd! Ebu Hubab'ın ne dediğini işittin mi?" dedi. Ebu Hubab'la Abdullah İbnu Ubey'i kastediyordu. "Şöyle şöyle söyledi" buyurdu. Sa'd İbnu Ubade: "Ey Allah'ın Resulü! Onu affet, Sana Kitab'ı gönderen Zat-ı Zülcelal'e kasem olsun, Allah'ın sana indirdiği Hak geldiği zaman, bu beldenin ahalisi, ona taç giydirmeye, sarık sarmaya ittifak etmişlerdi. Allah Teala hazretleri sana verdiği bu hakikatla onun başa geçmesini engelleyince, bu onun boğazına takıldı. İşte, şahid olduğun densizliği ona yaptıran da budur!" dedi. (Bu açıklama üzerine) Resulullah onu bağışladı. Resulullah (sa) ve ashabı, müşrikleri ve Ehl-i Kitabı Allah'ın emrettiği üzere bağışlıyorlar, onların eza ve cefalarına sabrediyorlardı. Allah Teala hazretleri şöyle buyurmuştu: "Muhakkak siz, malınızda ve canınızda imtihan olunacaksınız ve sizden önce kendilerine kitap verilmiş olanlardan ve Allah'a ortak koşanlardan pek çok incitici sözler işiteceksiniz. Eğer sabreder ve takvaya sarılırsanız, işte bu, uğrunda azim ve sebat edilmeye değer işlerdendir" (Al-i İmran 186). Rab Teala bir başka ayet-i kerimede de şöyle buyurmuştur: "Kitap ehlinden çoğu, imanınızdan sonra sizi tekrar inkara döndürmek isterler. Bu, kendilerine hak iyice belli olduktan sonra nefislerinde duydukları kıskançlık yüzündendir. Allah'ın emri gelinceye kadar onlara aldırış etmeyin ve onları kınamayın. Muhakkak ki, Allah her şeye hakkıyla kadirdir" (Bakara 109). Resulullah (sa), Allah'ın buradaki emrini afla te'vil ediyordu. Bu hal Allah'ın onlarla (savaşa) izin vermesine kadar devam etti. (İzin gelince) Aleyhissalatu vesselam Bedir Gazvesi'ni yaptı. (Bu savaşta) Allah Teala hazretleri Kureyş'in ileri gelenlerinin canlarını aldı. Aleyhissalatu vesselam ve ashabı zafer ve ganimet elde ederek ve Kureyş'in ileri gelenlerini de esir alarak döndüler. Abdullah İbnu Ubey İbni Selül ve beraberindeki putperest müşrikler: "Bu (islam) hadisesinin artık talihi döndü!" dediler. Resulullah (sa)'a islam üzere biat ettiler ve Müslüman oldular. Buhari, Cihad 127, Tefsir, Al-i İmran 15, Marda 15, Libas 98, Edeb 115, İsti'zan 20; Müslim, Cihad 116, (1798)
▪ Duyurular
▪ Bazı İSAV Yayınları
▪ Namaz vakitleri