Türkçe  |  English  |  العربية
11 Temmuz 2020 Cumartesi / 20 Zi'l-Ka'de 1441
İstişare toplantıları

Vakıf merkezinin toplantı salonunda, ihtiyaç duyulduğu zamanlarda olmak üzere konularında ihtisas sahibi ilim adamlarımız bir araya getirilmekte, bir gündem etrafında bu toplantıya katılanların görüşleri alınmaktadır.

Vakfımız, ayrıca araştırma konularını tesbit etmek gayesiyle İSTİŞARİ TOPLANTILAR tertiplemekte, ortaya atılan teklifler tesbit edilmekte, günümüze ışık tutacak konulardan biri seçilmekte, bir organizatör tayin edilerek toplantının hazırlık çalışmaları başlatılmakta, bir sene gibi bir zaman içinde tebliğ konuları, tebliğciler, müzakereciler tesbit edilmekte, tebliğlerin yazılıp hazırlanması için ilim adamlarına yazılar yazılmakta, kendilerine verilen müddet içinde tebliğler yazdırılmakta, alınan neticeye göre toplantının günü, yeri ve programı belirlenmekte, ilim camiasına ve halkımıza duyurularak araştırmaların sonuçları arz edilmektedir.


TEKLİF EDİLEN ARAŞTIRMA KONULARINDAN BAZILARI ŞÖYLEDİR:
1. Osmanlı’da Gayr-ı Müslimler
2. Batıda ve İslam Dünyasında Din ve Mezhebler Arasındaki Ayırımcılık
3. Miladi 2000 yılından Son Peygamber Hz. Muhammed’e Bakış
3a) Miladi 2000 Yılından Kur’an’a Bakış
4. Kur’an’daki Dört Kitab ve Peygamberleri
5. Kur’an’ın İktisad Düzeni
6. İslam’ın Protestanlığa (Lüteryenlik) Tesiri
7. Cumhuriyet Döneminde Din-Devlet İlişkileri (İrtica da konuya dahil edilmelidir.)
8. Cumhuriyet Dönemi Devlet-Ferd Münasebetleri
9. Kültürel Etkileşim ve Etkilenimin Doğurduğu Çağdaş Problemler, Çözüm Yolları
10. İslam Ülkelerindeki Eğitim Sistemlerinin Değerlendirilmesi, Vakıa ve Çözüm Yolları
11. Osmanlı Devleti’nin Dinlere Mesafesi ve Cumhuriyete Bırakılan Miras
12. Yirmibirinci Yüzyılda İslam ve Toplum (Toplumun mutasavver Problemleri ve bunlara bulunacak çözümler: Çevre, Yoksulluk ve imkanların hakça paylaşımı, Nüfus, Kadınların Hayata Katılımı, Devlet Yönetiminde Yeni Anlayışlar, Küreselleşme vs)
13. Osmanlı Eğitim Sistemi
14. Tarihte ve Günümüzde İslam Dünyasında Gelenek ve Modernleşme
15. Osmanlı Devleti”nde Din ve Vicdan Hürriyeti
16. Dinin Yaşanması ve Siyasallaşması
17. İlahi Dinlerin Birlikte Yaşama Birikimi
18. Mezhepler, Dini ve sosyal hayattaki yeri
19. Dünyada Yükselen Değerler ve Felsefi Temelleri
20. Devlet-Vatan-Vatandaşlık (İslami Perspektif)
21. Hürriyet Kavramı ve Önündeki Engeller
22. Kur’an’ın Güncel Yorumu
23. İslam Tebliğinin Evrensel Planda Çağdaş Problemleri ve Çözüm Yolları
24. 21. Asra Girerken Dünyada İslam Anlayış ve Uygulamaları

▪ Günün Ayeti
Ey kavmim! Bugün, yeryüzüne hakim kimseler olarak hükümranlık sizindir. Ama Allah´ın azabı bize gelip çatarsa, kim bize yardım eder? Firavun: Ben size kendi görüşümü söylüyorum ve yine size ancak doğru yolu gösteriyorum dedi. Mü'min Suresi, 29
▪ Günün Hadis-i Şerifi
Resulullah (sa), üzerinde semer bulunan bir merkebe bindi, altında Fedek kadifesi vardı. Üsameyi de arkasına aldı. Beni'l-Haris İbnu'l-Hazrec'te oturan Sa'd İbnu Ubade (ra)'ye, Bedir Savaşı'ndan önce geçmiş olsun ziyaretine gitti. Beraberce giderken, aralarında Abdullah İbnu Ubey İbnu Selül'ün de bulunduğu bir cemaate rastladılar, oturuyorlardı. Abdullah İbnu Ubey o sırada henüz Müslüman olmamıştı. Cemaatte Müslümanlar, müşrikler, putperest olanlar, Yahudiler, Müslümanlar karışık vaziyette idi. Bu cemaatte Abdullah İbnu Ravaha (ra) da vardı. Onlara Resulullah'ın bindiği merkebin kaldırdığı toz isabet edince, Abdullah İbnu Ubey burnunu örtüsüyle sarıp: "Bizi toz içinde bırakma!" diye homurdandı. Resulullah (sa) cemaate selam verip durdu. Merkepten inip onları Allah'a davet etti, onlara Kur'an okudu. Abdullah İbnu Ubey, Aleyhissalatu vesselam'a: "Be adam! Bundan daha güzel birşey yok. Eğer söylediğin hak ise, bizim cemaatimizi rahatsız etme, evine dön! Kim sana gelirse ona anlat!" dedi. Bunun üzerine Abdullah İbnu Ravaha da: "Evet ey Allah'ın Resulü! Sen bizim toplantılarımıza gel! Zira biz bunu istiyoruz!" dedi. Bundan sonra Müslümanlar, müşrikler ve Yahudiler aralarında atıştılar. Nerdeyse birbirleriyle kapışacaklardı. Resulullah (sa) onları yatıştırmak için gayret sarfetti ve sustular. Resulullah da bineğine atlayarak yoluna devam etti ve Sa'd İbnu Ebi Vakkas'ın yanına gelip evine girdi. Aleyhissalatu vesselam ona: "Ey Sa'd! Ebu Hubab'ın ne dediğini işittin mi?" dedi. Ebu Hubab'la Abdullah İbnu Ubey'i kastediyordu. "Şöyle şöyle söyledi" buyurdu. Sa'd İbnu Ubade: "Ey Allah'ın Resulü! Onu affet, Sana Kitab'ı gönderen Zat-ı Zülcelal'e kasem olsun, Allah'ın sana indirdiği Hak geldiği zaman, bu beldenin ahalisi, ona taç giydirmeye, sarık sarmaya ittifak etmişlerdi. Allah Teala hazretleri sana verdiği bu hakikatla onun başa geçmesini engelleyince, bu onun boğazına takıldı. İşte, şahid olduğun densizliği ona yaptıran da budur!" dedi. (Bu açıklama üzerine) Resulullah onu bağışladı. Resulullah (sa) ve ashabı, müşrikleri ve Ehl-i Kitabı Allah'ın emrettiği üzere bağışlıyorlar, onların eza ve cefalarına sabrediyorlardı. Allah Teala hazretleri şöyle buyurmuştu: "Muhakkak siz, malınızda ve canınızda imtihan olunacaksınız ve sizden önce kendilerine kitap verilmiş olanlardan ve Allah'a ortak koşanlardan pek çok incitici sözler işiteceksiniz. Eğer sabreder ve takvaya sarılırsanız, işte bu, uğrunda azim ve sebat edilmeye değer işlerdendir" (Al-i İmran 186). Rab Teala bir başka ayet-i kerimede de şöyle buyurmuştur: "Kitap ehlinden çoğu, imanınızdan sonra sizi tekrar inkara döndürmek isterler. Bu, kendilerine hak iyice belli olduktan sonra nefislerinde duydukları kıskançlık yüzündendir. Allah'ın emri gelinceye kadar onlara aldırış etmeyin ve onları kınamayın. Muhakkak ki, Allah her şeye hakkıyla kadirdir" (Bakara 109). Resulullah (sa), Allah'ın buradaki emrini afla te'vil ediyordu. Bu hal Allah'ın onlarla (savaşa) izin vermesine kadar devam etti. (İzin gelince) Aleyhissalatu vesselam Bedir Gazvesi'ni yaptı. (Bu savaşta) Allah Teala hazretleri Kureyş'in ileri gelenlerinin canlarını aldı. Aleyhissalatu vesselam ve ashabı zafer ve ganimet elde ederek ve Kureyş'in ileri gelenlerini de esir alarak döndüler. Abdullah İbnu Ubey İbni Selül ve beraberindeki putperest müşrikler: "Bu (islam) hadisesinin artık talihi döndü!" dediler. Resulullah (sa)'a islam üzere biat ettiler ve Müslüman oldular. Buhari, Cihad 127, Tefsir, Al-i İmran 15, Marda 15, Libas 98, Edeb 115, İsti'zan 20; Müslim, Cihad 116, (1798)
▪ Duyurular
▪ Bazı İSAV Yayınları
▪ Namaz vakitleri