Türkçe  |  English  |  العربية
11 Temmuz 2020 Cumartesi / 20 Zi'l-Ka'de 1441
Milletlerarası tartışmalı ilmî toplantılar

MİLLETLER ARASI TARTIŞMALI İLMÎ TOPLANTI FAALİYETLERİ

Vakfımız, bir ilmî araştırma müessesi olması hasebiyle bütün faaliyetlerini ilmî sahada yoğunlaştırmıştır. İlmî araştırmalar arasında da özellikle İslâmî ilimler ve onlarla ilgili araştırmalara öncelik verilmektedir.Ancak İslâm'ın günlük hayatla ilgili problemlere getirmiş olduğu çözümler ve İslâm'ın değişen şartları göz önünde bulundurarak sosyal hayatta karşılaşılan sorunlara çözüm yolları aramak vakfın faaliyetlerinde önceliğe sahiptir.

  Vakfımız kuruluşundan bugüne kadar bu faaliyetlerini sürdürmüş, kuruluş gayesi doğrultusunda önemli mesafeler katetmiş ve bugüne kadar gerçekleştirilmiş olan çalışmaların neticelerini Tartışmalı İlmî Toplantılar adı ile neşretmiştir.

  Vakfımızın Mütevelli Heyetince araştırılması kararlaştırılan konular bir ilim adamının yönetim ve koordinasyonu altında araştırmakta, yapılan araştırmalar sonunda hazırlanan tebliğlerin ilmî bir zeminde tartışılması için halka açık toplantılar yapılmakta, müzakerecilerin ve toplantıya iştirak eden diğer ilim adamlarının tenkit ve ilAve görüşleri ile konu tekâmül ettirilmekte ve toplantı sonunda elde edilen neticeler neşredilmektedir.

  Vakfımız 1993 yılından bu yana hemen her yıl MİLLETLERARASI TARTIŞMALI İLMÎ TOPLANTILAR  tertiplemekte, yurt içi ve yurt dışından katılan ilim adamları ile günümüze ışık tutacak bir konuda yazılı ve sözlü tartışma imkanı sunmakta, ortaya çıkan sonuçları yani tebliğ, müzakere ve tartışmaları bir araya getirerek yayınlamaktadır.

  Vakfımızın bugüne kadar gerçekleştirdiği toplantı konuları aşağıda belirtilmiştir:

1. TARİHTE VE GÜNÜMÜZDE ŞİÎLİK

2. SÜNNETİN DİNDEKİ YERİ

3. XV. VE XVI. ASIRLARI TÜRK ASRI YAPAN DEĞERLER

4. ALEVÎLER, BEKTAŞÎLER VE NUSAYRÎLER

5. İSLÂM VE DEMOKRASİ

6. OSMANLI DEVLETİNDE DİN VE VİCDAN HÜRRİYETİ

7. MODERNLEŞME, İSLAM DÜNYASI VE TÜRKİYE

8. KÜRESELLEŞME, İSLAM DÜNYASI VE TÜRKİYE

9.  XXI.YÜZYILDA İSLAM DÜNYASI VE TÜRKİYE

10. TARİHTE VE GÜNÜMÜZDE EHL-İ SÜNNET

11. GÜNÜMÜZDE AİLE

12. DİNÎ KURUMLAR VE DİN EĞİTİMİ

13. İSLAM ÜLKELERİNDE EĞİTİM

14. ÇAĞIMIZIN AHLÂK BUNALIMI VE ÇÖZÜM ARAYIŞLARI

15. BÜYÜKTÜRK BİLGİNİ İMAM MÂTÜRÎDÎ VE MÂTÜRÎDÎLİK

16. VAHYİNNÜZÛLÜNÜN 1400. YILINDA HZ. MUHAMMED(S.A.V.)

17. VEFATININ 900. YILANDA İMÂM GAZZÂLÎ

18. DİNLERDE NİKÂH

19. TARİHTE VE GÜNÜMÜZDE SELEFİLİK 

20. OSMANLI İLİM, SANAT ve DÜŞÜNCE DÜNYASINDA BALKANLAR

21. OSMANLI YÖNETİMİNDE ARAP COĞRAFYASI

22. TARİHTE VE GÜNÜMÜZDE ZEKAT UYGULAMALARI

23. AFRİKA'DA İSLAM -DÜNÜ, BUGÜNÜ, YARINI-

24. SAHABE-III, SAHABE VE DİRAYET İLİMLERİ

25. YENİ USULLERLE İSLAMİ TEBLİĞ VE TEMSİL

26. İSLAM DÜŞÜNCESİNDE ELEŞTİRİ KÜLTÜRÜ VE TAHAMMÜL AHLAKI

27. BALKANLAR VE İSLAM

28. TARİHTEN GÜNÜMÜZE SUFİ-SİYASET İLİŞKİLERİ

▪ Günün Ayeti
Ey kavmim! Bugün, yeryüzüne hakim kimseler olarak hükümranlık sizindir. Ama Allah´ın azabı bize gelip çatarsa, kim bize yardım eder? Firavun: Ben size kendi görüşümü söylüyorum ve yine size ancak doğru yolu gösteriyorum dedi. Mü'min Suresi, 29
▪ Günün Hadis-i Şerifi
Resulullah (sa), üzerinde semer bulunan bir merkebe bindi, altında Fedek kadifesi vardı. Üsameyi de arkasına aldı. Beni'l-Haris İbnu'l-Hazrec'te oturan Sa'd İbnu Ubade (ra)'ye, Bedir Savaşı'ndan önce geçmiş olsun ziyaretine gitti. Beraberce giderken, aralarında Abdullah İbnu Ubey İbnu Selül'ün de bulunduğu bir cemaate rastladılar, oturuyorlardı. Abdullah İbnu Ubey o sırada henüz Müslüman olmamıştı. Cemaatte Müslümanlar, müşrikler, putperest olanlar, Yahudiler, Müslümanlar karışık vaziyette idi. Bu cemaatte Abdullah İbnu Ravaha (ra) da vardı. Onlara Resulullah'ın bindiği merkebin kaldırdığı toz isabet edince, Abdullah İbnu Ubey burnunu örtüsüyle sarıp: "Bizi toz içinde bırakma!" diye homurdandı. Resulullah (sa) cemaate selam verip durdu. Merkepten inip onları Allah'a davet etti, onlara Kur'an okudu. Abdullah İbnu Ubey, Aleyhissalatu vesselam'a: "Be adam! Bundan daha güzel birşey yok. Eğer söylediğin hak ise, bizim cemaatimizi rahatsız etme, evine dön! Kim sana gelirse ona anlat!" dedi. Bunun üzerine Abdullah İbnu Ravaha da: "Evet ey Allah'ın Resulü! Sen bizim toplantılarımıza gel! Zira biz bunu istiyoruz!" dedi. Bundan sonra Müslümanlar, müşrikler ve Yahudiler aralarında atıştılar. Nerdeyse birbirleriyle kapışacaklardı. Resulullah (sa) onları yatıştırmak için gayret sarfetti ve sustular. Resulullah da bineğine atlayarak yoluna devam etti ve Sa'd İbnu Ebi Vakkas'ın yanına gelip evine girdi. Aleyhissalatu vesselam ona: "Ey Sa'd! Ebu Hubab'ın ne dediğini işittin mi?" dedi. Ebu Hubab'la Abdullah İbnu Ubey'i kastediyordu. "Şöyle şöyle söyledi" buyurdu. Sa'd İbnu Ubade: "Ey Allah'ın Resulü! Onu affet, Sana Kitab'ı gönderen Zat-ı Zülcelal'e kasem olsun, Allah'ın sana indirdiği Hak geldiği zaman, bu beldenin ahalisi, ona taç giydirmeye, sarık sarmaya ittifak etmişlerdi. Allah Teala hazretleri sana verdiği bu hakikatla onun başa geçmesini engelleyince, bu onun boğazına takıldı. İşte, şahid olduğun densizliği ona yaptıran da budur!" dedi. (Bu açıklama üzerine) Resulullah onu bağışladı. Resulullah (sa) ve ashabı, müşrikleri ve Ehl-i Kitabı Allah'ın emrettiği üzere bağışlıyorlar, onların eza ve cefalarına sabrediyorlardı. Allah Teala hazretleri şöyle buyurmuştu: "Muhakkak siz, malınızda ve canınızda imtihan olunacaksınız ve sizden önce kendilerine kitap verilmiş olanlardan ve Allah'a ortak koşanlardan pek çok incitici sözler işiteceksiniz. Eğer sabreder ve takvaya sarılırsanız, işte bu, uğrunda azim ve sebat edilmeye değer işlerdendir" (Al-i İmran 186). Rab Teala bir başka ayet-i kerimede de şöyle buyurmuştur: "Kitap ehlinden çoğu, imanınızdan sonra sizi tekrar inkara döndürmek isterler. Bu, kendilerine hak iyice belli olduktan sonra nefislerinde duydukları kıskançlık yüzündendir. Allah'ın emri gelinceye kadar onlara aldırış etmeyin ve onları kınamayın. Muhakkak ki, Allah her şeye hakkıyla kadirdir" (Bakara 109). Resulullah (sa), Allah'ın buradaki emrini afla te'vil ediyordu. Bu hal Allah'ın onlarla (savaşa) izin vermesine kadar devam etti. (İzin gelince) Aleyhissalatu vesselam Bedir Gazvesi'ni yaptı. (Bu savaşta) Allah Teala hazretleri Kureyş'in ileri gelenlerinin canlarını aldı. Aleyhissalatu vesselam ve ashabı zafer ve ganimet elde ederek ve Kureyş'in ileri gelenlerini de esir alarak döndüler. Abdullah İbnu Ubey İbni Selül ve beraberindeki putperest müşrikler: "Bu (islam) hadisesinin artık talihi döndü!" dediler. Resulullah (sa)'a islam üzere biat ettiler ve Müslüman oldular. Buhari, Cihad 127, Tefsir, Al-i İmran 15, Marda 15, Libas 98, Edeb 115, İsti'zan 20; Müslim, Cihad 116, (1798)
▪ Duyurular
▪ Bazı İSAV Yayınları
▪ Namaz vakitleri