Türkçe  |  English  |  العربية
29 Şubat 2024 Perşembe / 18 Şaban 1445
Tartışmalı ilmî toplantılar dizisi

02- İSLAM'DA KILIK-KIYAFET VE ÖRTÜNME

_1039104122013_
      Son yıllarda ülkemizde kadın-erkek kıyafetleri konusu bir hayli tartışma konusu olmuş, basın ve yayın organları ve halkımız arasında çeşitli seviyelerde konu ele alınmıştır. Nasıl giyinilirse İslâmî olur? Kıyafette gayr-i müslime benzemek iman bakımından bir sakınca doğurur mu? Kıyafet bir Müslüman için alâmet-i farika mıdır? Okumak için baş açılabilir mi? İslâm'da örtünmenin hükmü nedir? İslâmî bir elbise şekli teklif edilebilir mi? gibi sorulara cevap bulmak üzere vakfımız " İslâm da Giyim Kuşam ve Örtünme" konusunda tartışmalı ve ilmi bir seri toplantı düzenlenmiştir. 03.12.1983; 24.12.1983 ve 07.01.1984 tarihlerinde yapılan toplantılarda konu, İslâm inancı (itikat), tefsir, hadis ve İslâm hukuku açısından, yetkili ilim adamlarımızın tebliğ ve müzakereleri ile ortaya konmuş, konu Hanefi, Şafi i, Maliki ve Hanbelî mezheplerine göre incelenmiştir.
    Bu çalışmada, İslâm'da kılık-kıyafet ve örtünme konusu dinî, itikadî, tıbbî ve sosyolojik açılardan ortaya konarak tebliğ ve müzakerelerden elde edilen sonuçlar neşredilmiştir. 
      İSAV tarafından tertip edilmiş "İslâm'da Kılık-Kıyafet ve Örtünme" seminerine bilim adamlarınca sunulan ilmi tebliğler ve bu tebliğler üzerinde yapılan tartışma sonuçları bu kitabı oluşturmaktadır. Konuya inanç (itikat), İktisat, Tıp, Sosyoloji, Fıkıh (İslâm Hukuku) ve Sünnet'teki uygulama açılarından yaklaşılmış ve sonuçta, bilhassa uygulamada ortaya çıkan bazı pratik meseleler soru-cevap tarzında değerlendirilmiştir.
Eserde şu sonuçlara varılmış bulunmaktadır: İslâm'ın kendine mahsus bir kılık-kıyafet nizamı ve âdâbı vardır. Tesettürle ilgili ayetlerdeki emir ve yasaklar kesin olup, birbirlerini tamamlamakta ve başka ihtimalleri bertaraf etmektedirler. 
Giyim, kişinin dünya görüşünü ortaya koyan sembollerden biridir. İslâm'da giyim, bedini sergilemek için değil, örtmek ve gizlemek içindir. Elbise Müslüman için ikinci bir deri değil, ilk evdir. Müslüman’ın mümeyyiz vasfı "Allah'a kul" olmaktır. 
Sünnetin getirdiği giyim-kuşam prensipleri bu temel vasfın gerekleridir. Avret mahallini örtmeyen; kadın-erkek cinslerinin yaratılışlarına ait farklılıkları birbirinden ayırmayan ve giyene kibir-gurur veren elbiseler giyilmez. Giyim-kuşamla ilgili prensipler, insanın özü ve hıfzı's-sıhha (sağlığın korunması) kaidelerine uygundur. Giyim-kuşam'ın reklam, moda, tekstil ve kozmetik sanayii ile çok yakından alakası bulunmaktadır.
İslâm kendi sistemi içinde giyim-kuşam meselesini dünya şartlarına uygun bir seyyaliyet içinde çözüme kavuşturmuştur.
     Muhtelif İslâm ülkelerinde görülen farklı örtünme şekilleri, İslâm fıkıh mezheplerinin görüşlerinden kaynaklanmaktadır. Bu sebeple herhangi bir İslâm ülkesinin giyimi, açık-saçıklık için gerekçe gösterilemez. Hafif ve kaba avret ayırım yapan Maliki Mezhebi'nde bile, bu ayırım sadece namaz için geçerlidir. Namaz dışında böyle bir ayırım yoktur.
       Bu konular halka açık toplantıda dinleyicilere aktarıldığı gibi toplantı metinleri de kitap haline getirilerek neşredilmiştir. Güncel bir konu olması dolayısıyla bu eserden talebe binaen birkaç baskı yapılmıştır.
▪ Günün Ayeti
(Bu taşlar,) aşırı gidenler için Rabbinin katında işaretlenmiş (taşlardır). Zâriyât Suresi, 34
▪ Günün Hadis-i Şerifi
Resulullah (sa) buyurdular ki: "Şu minberimin yanında kim günaha sebep olan bir yemin ederse, hatta bu, yeşil bir misvak çubuğu için dahi olsa, mutlaka cehennemdeki yerini hazırlamış olur." Muvatta, Akdiye 10, (2, 727); Ebu Davud, Eyman 3, (3246); İbnu Mace, Ahkam 9, (2325)
_12351820102021_
_12351820102021_
▪ Duyurular
▪ Bazı İSAV Yayınları
▪ Namaz vakitleri