Türkçe  |  English  |  العربية
29 Şubat 2024 Perşembe / 18 Şaban 1445
Tartışmalı ilmî toplantılar dizisi

03- İKTİSADİ KALKINMA VE İSLAM

_143553122013_
        Hedef, iyi bir insan ve iyi bir Müslüman olmaksa her şey bu hedefe ulaşmak için bir vasıta olarak kullanılır. Mal, insanı bu hedefe ulaştırdığı müddetçe faydalı, zararlı şeylere vasıta oluyorsa o zamanda da zararlıdır. Kapitalizmde ne olursa olsun zengin olma esası vardır. Kapitalizm insan unsurunu ihmal etmiş, onu üretim ve kalkınmanın bir vasıtası olarak değerlendirmiş; manevi yönü ihmal edilen, kapitalist yetişen insan çeşitli sosyal problemlerle karşıkarşıya kalmış, yalnız kendi menfaatini düşünen bir insan tipi ortaya çıkmıştır.
     İktisadî kalkınmaya engel olan bir çok sosyal meseleler olduğu gibi, iktisadi kalkınmadan dolayı ortaya çıkan meseleler de vardır. Vakfımız, bu meselelerle alakalı olarak İslâmî çözüm yollarını tesbit etmek amacı ile 28-30.12.1984 tarihlerinde yapılan toplantılarda iktisadi-vahşi büyüme bunalımları nelerdir? Maddi kalkınmada yönetimin ve faziletli yöneticilerin rolü nedir? Geleneksel değerlerin iktisadi kalkınmada yeri var mıdır? Kalkınmada insan unsurunun önemi nedir? Kalkınma meselemizin tarihi veçhesi nasıldır? Kalkınma! İlerleme! Varolma! İslâm iktisadı açısından kalkınma nasıl olmalıdır? gibi soruların cevabı, seçkin ilim adamlarının iştirakiyle müzakere edilmiştir.
"İktisadi Kalkınmanın Sosyal Mes'eleleri ve İslâmî çözümler; İktisadi Kalkınmanın İslâmî Prensipleri" konulu toplantılarda, insan maddenin hizmetinde değil, madde insanın hizmetinde olmalı; iktisadi faaliyetler insanları iyi Müslüman olmaktan alıkoymamalı; bilakis insan Allah'a kul olmanın doruk noktasına ulaşmalıdır. Bunun için de insan, her türlü fırsat ve imkanları Allah'a kul ve yaratıklarına faydalı olma hedefi istikametinde kullanmalıdır sonucuna varılmıştır. Kalkınma konusu, iktisadi, sosyal, tarihi, felsefi ve İslâmî açılardan incelenmiş ve araştırmalar üzerinde tartışılmış ve bu kitap iki seminerde sunulan tebliğlerden ve bunlarla ilgili tartışmalardan oluşmuştur. 
      Birinci seminer "İktisadi Kalkınmanın Sosyal Meseleleri ve İslâmî Çözüm Yolları" başlığı taşımaktadır. Tebliğcilerden Prof. Dr. Beşir Hamitoğulları, kapitalist vahşi büyümenin ortaya çıkardığı bunalımları ve buna karşılık İslâm kalkınma modelinin özelliklerini ve vadettiklerini ve faziletli yöneticilerin rolünü incelemiş ve maddi ilerlemelere rağmen meselelerin değişmediğini ortaya koymuştur. Doç. Dr. Mehmet Bayrakdar, İslâm'ın getirdiği inanç ve ibadet sisteminin kişileri ekonomik yapmadaki rolünü tartışmıştır. Din-iktisat etkileşimi vurgulanmıştır. 
    Doç. Dr. Beşir Atalay, iktisadî kalkınmada geleneksel değerlerin yerini Japon örneğinin ışığı altında yeniden ele almış, kültür-iktisat ilişkisine dikkat çekmiştir. Doç. Dr. İbrahim Kozak, İbn Haldun'un iktisadi gelişmede psikolojik faktörlere verdiği yeri mukayeseli olarak çok geniş bir zeminde ele alarak konuya zengin ve değişik bir boyut eklemiştir.
    Kitabı oluşturan ikinci seminerin konusu "İktisadi Kalkınmanın İslâmî Prensipleri"dir. Burada önce Dr. Erdal Tekarslan, "Kalkınmada İnsan Unsuru'nu ele almıştır. Doç. Dr. Arif Ersoy,"İktisadi Kalkınma ve Sosyal Denge ilişkisine teorik bir yaklaşım yapmıştır. Burada İktisadi kalkınma ile toplumların sosyal yapıları arasında yakın ilişkiler olduğu belirtilmiştir.
Batılı yaklaşımlarda iktisadi yapının, İslâmî yaklaşımda ise sosyal yapının belirleyici olduğu vurgulanmıştır. Buna göre önce sosyal yapının belirleyici olduğu vurgulanmıştır. Buna göre önce sosyal yapı düzeltilmeli ve sosyal kurumlar arasında dengeli bir ilişki kurulmalıdır. 
        Sosyal yapı geliştikçe iktisadi yapı da gelişecektir. Mehmet Genç, kalkınma meselesine tarihi bir yaklaşım yapmıştır. Modern iktisadi büyüme denen büyük tarihi değişmenin XVIII. yüzyıldan itibaren ortaya çıkışının Batı'ya münhasır kaldığı, İslâm aleminin, dolayısıyla Osmanlıların bu değişime katılmadığı belirtilmiştir. Büyümeyi hazırlayan faktörlerden iletişim ve sermaye birikimi üzerinde durulmuştur. Osmanlılarda ise devletin hedefi yaşanabilir bir sosyal düzeni kurmak ve devam ettirmekten ibarettir. 
     "Kalkınma" özellikle tüketicilerin aleyhine bir zümrenin zenginleşmesini sağlayacağı için istenmemiştir ve servet farklılaşmasını önleyen bir iktisadi politika izlenmiştir. İsmet Özel, tebliğinde kalkınma, ilerleme, varolma konularını ele almıştır. Kalkınma ve ilerlemenin Batı kültür ve iktisat tarihinin bir ürünü olduğunu vurgulamış ve meselenin çözümüne ilk adımın kendi değerlerimize sahip çıkarak varolması şuuruna ermemiz olduğunu belirtmiştir. 
     Prof. Dr. Ahmet Tabakoğlu, İslâm iktisadi açısından kalkınma konusunu çeşitli yönleriyle ele almış, kalkınma kavram ve vakasının Batı kaynaklı oluğunu vurgulamış ve İslâm'da iktisaden güçlenmeye yönelik ilkelerin neler olduğunu araştırmıştır.
Bu konular halka açık toplantıda dinleyicilere aktarıldığı gibi toplantı metinleri de kitap haline getirilerek neşredilmiştir.
▪ Günün Ayeti
(Bu taşlar,) aşırı gidenler için Rabbinin katında işaretlenmiş (taşlardır). Zâriyât Suresi, 34
▪ Günün Hadis-i Şerifi
Resulullah (sa) buyurdular ki: "Şu minberimin yanında kim günaha sebep olan bir yemin ederse, hatta bu, yeşil bir misvak çubuğu için dahi olsa, mutlaka cehennemdeki yerini hazırlamış olur." Muvatta, Akdiye 10, (2, 727); Ebu Davud, Eyman 3, (3246); İbnu Mace, Ahkam 9, (2325)
_12351820102021_
_12351820102021_
▪ Duyurular
▪ Bazı İSAV Yayınları
▪ Namaz vakitleri